AKRAN ZORBALIĞINI ''ÇOCUKLUK''LA MASKELEMEYİN
Bir Farkındalık Rehberi
Okul denince zihnimizde canlanan tablo bellidir; neşeli kahkahalar, koşturmacalar ve ömür boyu sürecek dostlukların başladığı yer ancak bu güzel tablonun arkasında bambaşka bir gerçek var: Akran Zorbalığı
Bir Şaka Kaç Hayat Eder?
Bir çocuğun dış görünüşü ile alay edilmesi, oyunlara alınmaması, eşyalarına zarar verilmesi, düşünceleriyle dalga geçilmesi veya dijital platformlarda sistematik olarak dışlanması, olumsuz, aşağılayıcı yorumlar yapılması ''çocuktur olur böyle şeyler'' denilerek geçiştirilemez.
Zorbalığa maruz kalan bu tür çocuklar için okul bir eğitim yuvası olmaktan çıkıp her an tetikte olunması gereken bir yer haline gelir. Bu durum öğrencide özgüven kaybı ve kaygı bozukluğu yaratabilir.
Akran zorbalığına sadece mağdur odaklı bakmak da yanlıştır. Zorbalık yapan çocuk da evde gördüğü bir modeli uyguluyor ya da kendi iç dünyasındaki yetersizlik duygusunu başkasını ezerek bastırmaya çalışıyordur.
Çözüm için neler yapmalıyız?
Ailelere düşen görev:Zinciri Kırmak: Zorbalık Döngüsünden Nasıl Çıkılır?
İlk olarak çocuklarımıza rol model olmalıyız. Çocuğumuza sadece başarılı olmayı değil nazik olmayı da öğretmeliyiz. ''Sana vurana sen de vur'' mantığı şiddeti büyütmekten başka bir işe yaramaz. Öğrencilerin izlediği tv programlarını ve dijital platformları da yaşlarına uygun olarak seçmelerine dikkat etmeliyiz. Çocuklarımıza "Hayır" demeyi öğretmeliyiz. Dijital Okuryazarlık öğretilmeliyiz.
Okulun rolü: Okulda Güven, Yarında Huzur
Öğretmenler ve idareciler arabulucu rolünü üstlenmeli ve zorbalığa karşı ''sıfır tolerans'' kültürünü okula yaymalıdır. Okullarda çocukların güvenle konuşabileceği bir iklim yaratılmalıdır ki öğrenciler gördükleri yanlışları rahatlıkla söyleyebilsinler.
Öğrencilere düşen görev: Zorbalığa Seyirci Kalma: Sessizlik Suç Ortaklığıdır.
Seyirci kalmamak. Zorbalığı izleyip sessiz kalan her tanık farkında olmadan bu eyleme güç verir. Öğrencilere, haksızlık karşısında ses çıkarmanın bir erdem olduğu aşılanmalıdır.
Sonuç olarak çocuklara bırakacağımız en büyük miras matematik, fizik, kimya formülleri gibi bilgiler değil kendisinden farklı olana saygı duyan, zayıfı koruyan bir vicdandır.
Okullar sadece bilgi yüklenen binalar değil, karakterin şekillendiği yaşam alanlarıdır.
AYSUN GÜLÜNAY