GÖZÜNÜZÜ TOPRAK DOYURSUN…
Yakın zamanda kaybettiğimiz yazar Alev Alatlı, cumhurbaşkanlığı külliyesi salonunda yaptığı konuşmada, “her yasal olan hak helal değildir ve olamaz”, “imar ruhsatı alan bir müteahhit, şehrin hakkına tecavüz ederken, yasal olarak suçsuz olabilir ama helal değildir…” Diyordu.
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, helal- haram artık birbirine karışmış durumda… Mevcut yasalar ve dini mevzular, lastik gibi kim nereye çekerse oraya doğru esniyor. Bu toplum, yediği içtiği gıdalar için helal mi, haram mı diye mutlaka sorgular ama iş başka konulara gelince, örneğin yaşadığı şehre, çevreye, hayvanlara, devlet malına gelince, helali, haramı aklına bile getirmez. Bana göre maalesef, toplumun genel davranış şekli böyle...
Sivas belediyesi, bundan yaklaşık 20-25 yıl önce, cadde üstünde bulunan ve imarı yeşil alan olan, 13 bin metrekarelik kupon bir arazinin imarını, yeşil alandan Kuran kursu tesis alanına dönüştürdü. Bu araziyi alan cemaat mensubu hayırsever, arsanın imarı değiştirildikten sonra, Allah rızası için hemen inşaata başladı. Külliye şeklinde planlanan Kuran kursunun kaba inşaatı bitirilmişti ama bu hayırseverin ömrü, binaları bitirmeye yetmedi. Kaba inşaatı bitmiş binalar, o vaziyette yıllarca bekledi…
Bu hayırseverin varisleri, arsayı sürpriz bir şekilde, herkesin tanıdığı muhafazakâr bir siyasetçiye sattı. Tabii bu arada, bu Kuran kursu arsasının imarı da imar revizyonu ile 10 kat ve 150 adet daire yapılacak şekilde, konut imarına dönüştürüldü. Arsa adeta durduğu yerde bereketlendi... Ancak bunlarda yetmedi, son ilave revizyon imar planı ile bu arsaya, konut-ticaret ve turizm imarı verilerek, imar kapsamı daha da genişletildi. Arsanın sahibi tanınmış siyasetçi, artık zamanı geldi diye düşünmüş olacak ki, arsasını bir müteahhide kat karşılığı olarak verdi ve inşaat yakında başlayacak. Allah rızası için satın alınan 200-300 milyon lira değerindeki bir yer, sonuçta proje değeri 1 milyar 300 milyon lira olan bir arsaya evrildi…
Görünüşte, belki her şey yasal olabilir ama böyle bir kazanç için helal mi, haram mı diye sorduğumuzda, karşımıza ikinci bir soru daha çıkıyor. Kime göre, neye göre?
İslami düşünceye göre, helal- haram kavramları, çoğunlukla ahlaki ve vicdani ölçülerle değerlendirilebilen kavramlar… Ancak bu kavramlar, kişiden kişiye değişebilecek hale gelmiş durumda… Çünkü bu meselenin bile çıkış noktası, Allah rızası için Kuran kursu yapmak iken, dindar oldukları varsayılan kişiler tarafından nemalandırılmış ve ticarileştirilmiştir. Bu tür olaylar, uzun zamandan beri alışılmış bir Türkiye gerçeğidir. “ALTI DİYANET, ORTASI SİYASET, ÜSTÜ TİCARET.” Neye niyet, neye kısmet…
Bu devirde, bu ve benzeri birçok olayda olduğu gibi, meselenin özü kanaatimce, “Allah ile aldatmaktır.” “Allah ile aldatma” artık bir sektör ve her alanda oldukça kazançlı bir yatırım alanı… Hatta çok para kazanmak ve zengin olmak için “bir şey yapmanıza dahi gerek yok, VAKIA suresini okumanız yeter” diyen ve video paylaşımı yapan hoca efendiler bile var……
Bir de belediye gücünü ele geçirince, ilk iş olarak kolektif şekilde, topraktan rant yaratma sevdasına düşenler var…
2009 yılında Sivas belediye başkanı seçilen Doğan Ürgüp (BBP) ile başlayan Revizyon İmar Planı ile rant yaratma sevdası, 15 yıl sonra belediye başkanı seçilen Adem Uzun (BBP) ile yeniden gündeme geldi…
Yapılan yeni ilave imar revizyonunun, ne için yapıldığı henüz belli değil ve açıklanamamaktadır… Kim yaptı, ne zaman yaptı, kimlerle istişare edildi, hepsi bir muamma…
Belediye meclisinde, Belediye başkanı ile belediye başkan vekili arasında yaşanan tartışmaya bakılırsa, belediye başkanının kendi vekiline şerefsizsin, onursuzsun, haysiyetsizsin dedikten sonra konu ettiği, 300 milyon liralık imar rantı suçlaması oldukça düşündürücü…
Bu meseleler, derhal açıklığa kavuşturulmalı ve izahı yapılmalıdır. Aksi taktirde, bu revizyon imar planı çalışması bir an önce rafa kaldırılmalıdır… Murdar edilmiş bir imar planından, kimseye fayda gelmez…
Tacettin KEPENEK