KALIN İSTASYONU…
23 Şubat 2025 Pazar; Ankara Arena Spor salonunda AKP kongresi yapıldı.
Akılda kalan, ne derseniz?
“Ülkücü geçinenler pazarında” iki-üç milletvekilinin ve eski bir futbolcunun transferi ile CHP listelerinden milletvekili seçilen, Gelecek Partili Profesör Hanımefendinin saf değiştirmesi...
Kongreyi izlerken, Şair Özdemir Asaf’ın 1955 yılında yazdığı, Yıldızeli-Kalın köyünde geçen KALIN İSTASYONU şiiri aklıma geldi…
Kalın istasyonu müdürü,
Hasan Kalabalık.
Kalın istasyonu hareket memuru,
Hasan Kalabalık.
Kalın istasyonu gişe memuru,
Hasan Kalabalık.
Bir akşam, memurlarını,
Akşam yemeğine çağırdı.
Yenildi, içildi geç vakitlere kadar,
Hikayeler anlatıldı.
Kalın istasyonu müdürünün evinde,
O gece yatıya kalındı.
Aynı şiirdeki gibi, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan, dünya lideri Sayın R. Tayyip Erdoğan, Parti genel Başkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan, kendini yeniden seçtirmek için partililerini kongreye çağırdı. Konuşmalar yapıldı ve geç vakitlere kadar hikayeler anlatıldı…
24 Şubat 2025 Pazartesi, AKP kongresinden bir gün sonra Sivas;
Sivas Et-Süt Kurumu satış mağazasının önü yine kalabalık … İnsanlar ucuz et kuyruğunda, hava buz gibi ve hissedilen eksi 15 derece… Kuyruktakilerin, bu soğuğu çekmesinin sebebi ise kilosu 300 liradan, 1 kilo et alabilmek. Yeni Türkiye’nin, alışılmış yeni kuyruğu…
Ancak, kuyruktaki insanlara baktığımızda, genel olarak pek şikayetçi olmadıklarını görüyoruz. Tek şikayetleri, daha fazla şube açılmıyor olması. Kuyruktaki bir kısım emekliler, kendilerine kazançlı bir meşgale bulmuş gibi, adeta soğuğa meydan okuyorlar. Kuyruktakilerin bir kısmı ise reislerine minnettar… Bir kısmı da, kader utansın der gibi yüzlerini saklamakta… Yeni Türkiye vatandaşlarının, “ben niye eksi 15 derecede, ucuz et kuyruklarında bekliyorum” diye sormak, haykırmak akıllarına bile gelmiyor...
Yeni Türkiye vatandaşları, yokluğu, yoksulluğu, çaresizce çoktan kabullenmişler… Yokluk, yoksulluk kuyruğunda olduklarına bile inanmak istemiyorlar... Öyle ya, kuyruğa giren sadece onlar değil ki... Birde varlık kuyrukları var. Tanesi 150 liradan bir kahve içmek için kafeleri dolduranlar, ya da tanesi 100 bin liradan bir cep telefonu almak için kuyruğa girenler, ya da tanesi 2 milyon liradan TOGG araba kuyruğunda bekleyenler var. Yoksulluk kuyruğunda bekleyenler, varlık kuyruğunda bekleyenleri görünce belki kendilerini rahatlatıyorlar ama bu durum, varlık kuyruğundakilerin umurunda bile değil...
Günümüzdeki Yeni Türkiye, yokluk, yoksulluk kuyruğunda, kendi kendini kandıranlar ile varlık içinde umarsızca yaşayanların ülkesidir…
Şairin dediği gibi; “Yenildi içildi geç vakitlere kadar, hikayeler anlatıldı. Asrın liderinin ülkesinde, yine yatıya kalındı…”
İyi uykular Yeni Türkiye’m…
Tacettin KEPENEK