KUR’AN’IN NURUYLA AYDINLANAN GECE: KADİR GECESİ

KUR’AN’IN NURUYLA AYDINLANAN GECE: KADİR GECESİ

...

KUR’AN’IN NURUYLA AYDINLANAN GECE: KADİR GECESİ

İnsanlık tarihinin en bereketli gecelerinden biri olan Kadir Gecesi, yalnızca takvimde yer alan bir zaman dilimi değildir. O gece, gök ile yerin rahmette buluştuğu; kul ile Rabbi arasındaki mesafenin adeta kaldırıldığı müstesna bir rahmet kapısıdır. Yüce Allah bu gecenin büyüklüğünü bizlere bizzat Kur’an-ı Kerim’de bildirmiştir.

Kadir Gecesi’nin değeri, Kur’an’ın indirilmeye başladığı gece olmasıyla başlar. Rabbimiz Kadir Suresi’nde şöyle buyurur: “Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrâil) o gece Rablerinin izniyle her iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”

Bu ayetler bize açıkça gösteriyor ki Kadir Gecesi, bir ömürden daha değerli bir zaman dilimidir. Çünkü bin ay yaklaşık seksen üç yıllık bir ömre denktir. Yani bu gecede yapılan samimi bir ibadet, neredeyse bir insan ömrü kadar sevap kazandıracak bir değere sahiptir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de ümmetini bu geceyi ihya etmeye teşvik etmiş ve şu müjdeyi vermiştir:

“Kim Kadir Gecesi’ni inanarak ve sevabını Allah’tan umarak ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Kadir 1; Müslim, Müsâfirîn 175)

Başka bir hadis-i şerifte ise Hz. Aişe validemiz şöyle sorar: “Ey Allah’ın Resulü! Kadir gecesine ulaşırsam nasıl dua edeyim?” Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: “Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin; beni de affet.” (Tirmizî, Deavât 84)

Bu dua aslında Kadir Gecesi’nin özünü anlatır. Çünkü bu gece, affın ve mağfiretin gecesidir. Ancak burada önemli bir soru vardır: Biz Kadir Gecesi’ni gerçekten nasıl karşılıyoruz?

Ne yazık ki günümüz Müslümanlarının bir kısmı için bu mübarek gece, sadece camide birkaç saat geçirmekten ibaret bir gelenek hâline gelebiliyor. Oysa Kadir Gecesi, sadece bir gecelik ibadet değil; hayatımızı Kur’an’la yeniden inşa etme çağrısıdır.

Kur’an’ın indiği geceyi ihya ederken, Kur’an’ın hayatımızdaki yerini de düşünmek zorundayız. Kur’an evlerimizde okunuyor mu? Kur’an ahlakı hayatımıza yansıyor mu? Adalet, merhamet, doğruluk ve kul hakkı konularında Kur’an’ın bize öğrettiklerini gerçekten yaşayabiliyor muyuz?

İşte Kadir Gecesi bize şu güçlü mesajı verir: Kur’an’ın indiği geceyi ihya etmek, Kur’an’ın gösterdiği hayatı yaşamaya söz vermektir.

Bu sebeple bu mübarek geceyi sadece ibadetle değil; tevbe ile, kalp temizliği ile, kırgınlıkları onararak ve iyilikleri çoğaltarak karşılamak gerekir.

Kim bilir…

Belki de bu gece bizim için son Kadir gecesidir. Öyleyse geliniz; kalbimizin kapılarını sonuna kadar açalım. Kırgınlıklarımızı bir kenara bırakalım, gönüllerimizi arındıralım, Rabbimize içtenlikle yönelip affını dileyelim. Çünkü bu gece, affedilmek için en güzel gecedir.

Unutmayalım ki Kadir Gecesi aslında bize şunu fısıldar: Allah’ın rahmeti, kulun umudundan daha büyüktür.

Belki bir samimi dua,

belki içten bir tövbe,

belki de bir yetimin başını okşamak…

İşte bütün bunlar, bir insanın kaderini değiştirebilir.

Öyleyse bu geceyi sadece geçirmeyelim; bu geceyi yaşayalım. Çünkü bazen bir gece, bir ömrün kurtuluşuna vesile olabilir...Kadri yüce olan,hilkat ve hakikatin siklet merkezi Kadir gecemiz mübarek olsun… 

Selahattin Yılmaz Kayaş Cami İmam-Hatibi



Anahtar Kelimeler: ’’ NURUYLA AYDINLANAN : KADİR GECESİ