KUTSALIN GÖLGESİNDE İKTİDAR!

KUTSALIN GÖLGESİNDE İKTİDAR!

...

KUTSALIN GÖLGESİNDE İKTİDAR: İRAN VE İSRAİL AYNASINDA AYNI ZİHNİYET

Özgür Taşçı

İran ile İsrail genellikle birbirinin mutlak karşıtı olarak sunulur. Biri Şiî teokrasi, diğeri seküler olduğunu iddia eden bir ulus-devlet. Biri İslam adına konuşur, diğeri Yahudi kimliğini merkeze alır. Ancak yüzeydeki bu farklılıklar, derine inildiğinde şaşırtıcı bir benzerliği gizler. Her iki ülkede de din, ahlâk ve merhamet üretmenin kaynağı olmaktan çıkarılıp siyasal iktidarın meşruiyet aracına dönüştürülmüştür. Bu yazı, dinlerin değil yönetimlerin benzeştiği bu tehlikeli zihniyeti sorgulama denemesidir.

1. Din ile Kurulan İlişki

İRAN

  • Devlet yapısı doğrudan Şiî teolojiye dayalıdır.
  • “Velâyet-i fakih” doktriniyle dinî otorite siyasî iktidarın merkezindedir.
  • Mezhep, yalnızca inanç alanında değil, jeopolitik yayılma ve nüfuz aracı olarak da kullanılır.

İSRAİL

  • Resmî olarak seküler bir devlet olduğunu iddia eder.
  • Ancak özellikle son yıllarda dini-siyonist akımlar devlet politikası üzerinde ciddi etki kazanmıştır.
  • Tevrat merkezli referanslar, hukukî değil ideolojik ve sembolik meşruiyet üretme aracı olarak öne çıkar.

 

👉 Ortak nokta:
Her iki ülkede de din, ahlâk üretmekten çok siyaset üretmenin aracı hâline gelmiştir.

2. Tarihsel Mirasın Kullanımı

İRAN

Fars imparatorluk mirası, İslam öncesi ve sonrası unsurlar birlikte harmanlanarak yeniden inşa edilir.

Şiîlik, bu tarihsel sürekliliği kutsallaştıran bir çerçeve işlevi görür.

İSRAİL

  • Antik İsrail anlatısı, modern siyasetin merkezine taşınır.
  • “Arz-ı mevud” düşüncesi, klasik Yahudi metinlerinde tartışmalı ve çok katmanlı iken siyasette tek boyutlu ve mutlak bir iddiaya indirgenir.

👉 Ortak nokta:
Tarih, ibret alınacak bir geçmiş olmaktan çıkıp hak iddiasının tapusu hâline getirilir.

3. “Öteki”nin Konumlandırılması

 

İRAN SÖYLEMİ

  • “Gerçek Müslüman” tanımı mezhep üzerinden yapılır.
  • Sünni gruplar, özellikle siyasî muhalefetle örtüştüğünde, kolaylıkla “meşru hedef” diline kaydırılır.

İSRAİL SÖYLEMİ

  • Filistinliler ve genel olarak Yahudi olmayanlar, güvenlik tehdidi veya tarihsel engel olarak sunulur.
  • Bazı aşırı dini çevrelerde bu, ilahî bir tasfiye dili ile ifade edilir.

 

👉 Ortak nokta:

İnsan, kul ya da beşer olarak değil, engel olarak görülmeye başlandığında ahlâk askıya alınır.

4. Şiddetin Meşrulaştırılması

Burada çok kritik bir ortaklık var:

  • İran’da bazı dinî-siyasî çevrelerde şiddet, mezhebî sadakat üzerinden kutsanır.
  • İsrail’de bazı dini-siyonist çevrelerde şiddet, Tanrısal vaat üzerinden kutsanır.

 

⚠️ Ancak önemli bir ayrım da var:

Bu söylemler toplumların tamamını temsil etmez. Hem İran’da hem İsrail’de bu yaklaşımlara itiraz eden ciddi dinî ve entelektüel çevreler vardır.

5. Kutsalın Kurtarılması Mümkün mü?

Asıl mesele dinler değil, din adına konuşma yetkisini tekelleştiren iktidar yapılarıdır. Kutsal, siyasal gücün zırhı hâline geldiğinde sorgulanamaz olur; sorgulanamaz olan ise hızla zalimleşir. Oysa hem İslam geleneğinde hem Yahudi düşüncesinde, iktidarı sınırlayan, gücü ahlâka bağlayan güçlü metinler ve yorumlar vardır. Bugün ihtiyaç duyulan şey yeni bir din değil, kutsalı iktidardan geri alma cesaretidir. Aksi hâlde Tanrı adına konuşan her yapı, er ya da geç insanı susturur.

Sonuç olarak

Bu iki ülke:

  • Farklı dinlere mensup,
  • Farklı tarihsel arka planlara sahip,

Ama aynı zihinsel hastalığa yakalanmış yapılardır:

  • Kutsalı, iktidarın emrine vermek.

Din, bu noktadan sonra:

  • Merhamet üretmez,
  • Ahlâk inşa etmez,
  • Sadece öldürmeye mazeret üretir.

 



Anahtar Kelimeler: KUTSALIN GÖLGESİNDE İKTİDAR!