RAMAZAN: CAMİ VE HAYATI BULUŞTURAN AY
Mübarek Ramazan’a bir kez daha kavuşmanın huzurunu yaşıyoruz. Gönüllerimizde tatlı bir heyecan, hanelerimizde huzurlu bir hazırlık var.
Kalplerin yumuşadığı, camilerin dolduğu, secdelerin çoğaldığı bu rahmet mevsimi aslında bize çok temel bir hakikati hatırlatır: Ramazan camide başlayıp hayata taşması gereken bir diriliştir. Diyanet İşleri Başkanlığımızın 2026 yılı için belirlediği “Ramazan, Cami ve Hayat” teması, aslında İslam’ın özünü hatırlatan güçlü bir çağrıdır: Hayatımızı mabet merkezli yeniden inşa etme çağrısı…
Yüce Rabbimiz (CC),”Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takvaya erersiniz.”(Bakara,183) buyurur.
Oruç, sadece aç kalmak değildir; nefsin terbiyesi, sabrın eğitimi, iradenin güçlenmesidir. Gün boyu helale dahi mesafe koyan bir mümin, harama karşı çok daha güçlü bir duruş sergileyebilir. İşte Ramazan, insanın kendisiyle yüzleştiği ve iç dünyasını arındırdığı bir mekteptir.
Peygamber Efendimiz(s.a.v.),”Oruç bir kalkandır.” buyurarak (Buhârî,Savm 2) onun koruyucu yönüne dikkat çeker. Bu kalkan sadece günahlara karşı değil; öfkeye, aşırılığa, israfa ve kötülüğe karşı da bir siperdir. Modern dünyanın yorduğu bedenlerimiz için de oruç, ölçülü ve disiplinli bir hayatın kapısını aralar. İtidal, denge ve sabır; hem ruh sağlığımızı hem de beden sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Ramazan, tüketimi değil kanaati; hırsı değil Şükrü öğretir.
Bu mübarek ayı diğer zamanlardan ayıran en önemli hususlardan biri de camilerimizin yeniden hayatın merkezine yerleşmesidir. Teravihlerle saf duran müminler, aynı kıbleye yönelmenin kardeşliğini yeniden hisseder. Kur’an tilavetleri, mukabeleler ve dualar; mabedi sadece bir mekan olmaktan çıkarır, hayatın kalbi haline getirir.
Rabbimiz (CC),”Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman edenler imar eder.” (Tevbe,18) buyurur. Mescitleri imar etmek yalnızca duvarlarını yapmak değil; içini ibadetle, güzel ahlakla ve kardeşlikle doldurmaktır. Camide saf tutan mümin, hayatın içinde de adaletli, merhametli ve dürüst olmalıdır. Çünkü İslam’da mabed ile hayat arasında kopukluk yoktur. Cami, hayattan kaçılan bir yer değil; hayata yön veren bir merkezdir.
Hülasa Ramazan bize şunu hatırlatır: Eğer namaz camide, oruç sabırla, zekat ve sadaka ihlasla eda edilirse; hayatımızın her alanı ibadete dönüşür. Evimiz huzur bulur, işimiz bereketlenir, toplumumuz güçlenir.
Bu Ramazan’da geliniz camilerimizi sadece teravihte dolduran değil, hayatımıza taşıyan müminler olalım. Kur’an’ı sadece okuyan değil, yaşayan bir ümmet olalım. Oruçla bedenimizi disipline ederken, kalbimizi de kin ve kırgınlıktan arındıralım.
Ramazan, takva ile dirilen kalplerin ayıdır. Cami merkezli bir hayat ise, o dirilişin kalıcı hale gelmesidir.
Rabbimiz bizleri Ramazan’la arınan ve Ramazan’dan istifade eden kullarından eylesin. Ramazan’ı şerifimiz mübarek olsun…
Selahattin Yılmaz Kayaş cami İmam-Hatibi