Sivas’ta Değişen Yaşam: Dün, Bugün, Yarın
Bir şehri anlamak için istatistiklere değil, sabah erken saatlerde açılan dükkânlara, öğleden sonra sokaklara yürüyen insanlara ve akşam yanan ışıklara bakmak yeterlidir. Sivas da tam olarak böyle okunuyor artık: sessiz ama çok şey anlatan bir şehir.
Dün, Sivas daha yavaştı. İnsanlar acele etmezdi. Komşuluk sadece bir kelime değil, günlük hayatın parçasıydı. Kapılar kilitlenmeden uyunur, çarşıda herkes birbirini tanırdı. Gençler için imkânlar sınırlıydı belki ama aidiyet duygusu güçlüydü. Gurbete gitmek zorunluluk değil, bir tercihti.
Bugün, Sivas iki farklı ruhu aynı anda taşıyor. Bir yanda modernleşme: yeni kafeler, siteler, alışveriş yerleri hızlı tüketim restoranları. Diğer yanda kapanan esnaf dükkânları, boşalan mahalleler, “bir süreliğine gidiyorum” deyip dönmeyen gençler. Şehir büyümüyor belki ama şekil değiştiriyor. Teknoloji hayatı kolaylaştırırken insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Aynı apartmanda yaşayanlar birbirinin adını bilmiyor. Kalabalık var ama yalnızlık da var.
Bugünün Sivas’ında en çok hissedilen duygu bekleme hâli. Ne tam gidiyoruz ne tam kalıyoruz. Üniversite gençliği şehirle temas kurmadan geçip gidiyor. Genç nüfus işsizlik ve sosyal medyanın etkisiyle hayallerini başka şehirlerde kuruyor, yaşlı nüfus anılarıyla burada kimsesiz ve ıssızlığın içinde kalıyor. Ortada ise yavaş yavaş incelen ve kaybolan bir şehir kültürü duruyor.
Peki yarın?
Sivas’ın yarını, bugünkü tercihlerde gizli. Bu şehir ya sadece “doğulan ama yaşanmayan” bir yer olacak ya da kendi gençlerini tutabilen, geri dönenleri çoğaltabilen bir merkez hâline gelecek. Bunun yolu büyük projelerden önce küçük dokunuşlardan geçiyor: gençlere alan açmak, kültürü canlı tutmak, üretimi desteklemek, insanı merkeze almak.
Sivas’ın potansiyeli var. Tarihi var, coğrafyası var, sakinliği var. Ama en önemlisi hâlâ anlatacak hikâyeleri var. O hikâyeler ya susarak kaybolacak ya da doğru şekilde dinlenirse yeniden canlanacak.
Bir şehrin kaderi sadece yöneticilerle değil, orada yaşayanların “burası benim” demesiyle değişir. Sivas’ın yarını, bu cümleyi kaç kişinin kuracağına bağlı.