Sivas’ı yeniden değerlendirmeliyiz. Tepeden tırnağa bir arınma eşliğinde bu şehri yorumlamak zorundayız.
Sivas’ın saymakla bitmeyecek pek çok özellikleri mevcut...
Kangal Köpeği,Ellik Halayı ve hiç kimsenin onaylamadığı 2 Temmuz kâbusu arasına bu şehir hapsedilmeyi hak etmiyor. Bunları aşmak zorundayız.
Sevgili okurlar, 4 Eylül başlı başına bir Sivas manifestosu…
Sivas için 4 Eylül çok önemlidir desem, haksızlık etmiş olurum. Zira 4 Eylül Sivas Kongresi, sadece Sivas için değil, ülkemizin tamamı için hayatiyet taşıyan bir anlam derinliğine sahip.
Bir milletin kaderi, bu kongredeki dik duruş sayesinde belirlenmiş ve cümle âlemin, Türk Milleti’ni yeryüzünden silme arzusuna bir şamar olmuştur.
Kongrede alınan kararlar sayesinde, milletimizin sonsuza değin özgür yaşayacağı bütün dünyaya ilan edilmiştir. Çünkü esareti tarihinin hiçbir döneminde tatmamış bir milletin, esir edilemeyeceği, bu kongrede bir kez daha haykırılmıştır…
Bu anlam birlikteliği içerisinde, her yıl kutlanmaya çalışılan 4 Eylül etkinliklerine sözü getirmek isterim.
Bu büyük geçmişi dillendiren 4 Eylül’ü, iyi değerlendiremediğimiz ortada.
4 Eylül ve Atatürk’ün Sivas’ta 108 gün kalması başlı başına bir tarihi dönemeçtir.
4 Eylül Sivas Kongresi sıradan bir kongre değil, bir milletin hakikaten kurtuluş kararlarının alındığı ve bunun uygulandığı bir kongre.
Milletimizin en darda olduğu ve ateşle imtihan edildiği zamanlarda, Atatürk ve çalışma arkadaşlarına kucak açan Sivas halkı, onların işlerini kolaylaştırarak tarihi bir anlam icra etmişlerdir.
Yurdun dört bir tarafının, düşmanlar tarafından kuşatılmasına da açık yüreklilikle sesine yükselten Sivaslılar, işgalleri protesto eden mitingler düzenlemişlerdir. Bu mitingler ve Kongre’deki Sivaslıların gayreti Atatürk’ün çok hoşuna gitmiş ve bağımsızlık ümidi daha da yeşermiştir.
***
4 Eylül zamanına denk gelen günlerde, mutlaka bu kongrenin anlam ve önemini yeniden okumak zorundayız. Onca sıkıntılar içinde yaşanan tarihi anları, fert fert öğrenip, o güne emeği geçenleri minnetle yâd etmeliyiz.
Sivas’ın geçmişindeki bu büyük bilgelik ve birikimini, yarınlara nasıl aktarır ve bu şehri ekonomide, kültürde, sanatta, eğitimde en önlere taşıyabiliriz, onun istişari değerlendirmesini gerçekleştirmeliyiz…
Sivas, tarih boyunca önemli görevlerde başrol oynayarak rüştünü ispat etmiştir.
Şimdi sıra bizde. Bu şehrin geçmişini iyi bilip değerlendirerek, geleceğini de o minval üzre şekillendirmenin zamanıdır.
Entelektüel düşünce ufku ile bir organizasyon yapıldığında, 4 Eylül’ü ülke gündemine taşıyıp, Sivas’ın kendini gerçekleştirme arzusunu hayata geçirebiliriz.
