Osman ÇELİK


Günaydın SİVAS Günaydın!


Gelinen bu süreci akıl süzgecinden geçirdiğimizde, ne kadar büyük bir tehlikenin atlatıldığı ortaya çıkmaktadır.

Herkesin ?şoka? uğradığı bu sürece, SİVAS POSTASI ekibi olarak biz şaşırmadık.

Her fırsatta, her ortamda, her cümlede biz bas bas bağırdık; illegal bir ihanet yapılanmasının giderek arttığını ama kimse inanmadı.

Paralel ihanet şebekesinin kadrolaşmalarını, yolsuzluklarını, usulsüzlüklerini ifşa ettikçe üzerimize gelindi ama biz aldırmadık.

GAZETEMİZ, EMNİYET içinde yuvalanmış ?PARALEL EKİP? tarafından sorguya çekilerek göz dağı verilmeye çalışıldı ama biz yolumuzdan dönmedik.

SİVAS ADLİYESİNDE yuvalanmış PARALEL YARGI MENSUPLARI tarafından, mahkemelerde sıkıştırıldık, yanlı kararlarla zor durumda bırakıldık ama ?ASİL, KARARLI, DİK DURUŞLU? tavrımızdan ödün vermedik.

Şehirde aracımız defalarca takibe uğradı, yıldırma girişimleri oldu ama bizim umrumuzda bile olmadı.

15 Temmuz DARBE ihanetinden 3-5 gün önce ?SİVAS POSTASI´ndan 2 kişi EMNİYET tarafından alınacak? dikkatli olun haberi gelmesine rağmen, biz aldırmadık yolumuza devam ettik.

SİVAS POSTASI, şehirde dönen dolapları bir bir ifşa etti lakin herkes ?abartı? dedi. Paralel ihanetçilerin, ?SİVAS´ta ALTIN ÇAĞINDA? olduğunu ve ÜST DÜZEY ŞEHİR BÜROKRASİSİ tarafından kollandığını onlarca defa yazdık ama ?paranoya? dendi..

Paralel hainler bir yan cemaate geçip ?kamufle? oluyor diye bas bas bağırdık herkes gülüp geçti, inanmadı?

Geldiğimiz nokta maalesef bizi haklı çıkardı. Haberlerimiz, yazılarımız abartı, paranoya, zan değil gerçeğin ta kendisi olarak karşımıza çıktı.

Biz İHANET ŞEBEKESİ ile mücadelemizde yalnız kaldık. Şehirde bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az insan haricinde bu tehlikeyi gören, sezen olmadı.

Hatta şehrin önde gelen pek çok BÜROKRATI, SİYASETÇİSİ bize yaklaşmadı bizden uzak kaçtı, sert yayın politikamız ve PARALEL´den korktuğu için.

Hele ?bizim mahallenin? İNEK SÜTÜNÜ ÇOK İÇEN anlı şanlı sanal mücahidlerinin dünyadan haberleri bile yoktu. Çünkü pek çoğu ?kıytırık bir makam ve mevki için CV hazırlama uğraşında idiler?

?Şura boş ora benim, şuraya da akrabam bana git otur dedi,benim yerim hazır? diye zavallı, acınası, benlikçi bir zillet içinde idiler.

Görev yaptıkları kurumlarda, haksızlıklara, hukuksuzluklara, usulsüzlüklere karşı DİK DURUP TAVIR SAHİBİ olmaktan korkan pek çok zavallı, bu tehlikenin zerrece farkında bile değillerdi.

Çünkü bu tür insanların tek amacı şahsi kazanımları ve zavallı aç iştahlarıdır.

Kıytırık makamlar için bir birinin ayağını kaydıran, akşam sabah referans peşinde koşan, bir makama gelebilmek için takla atmakta güvercinleri bile geride bırakan kişiliği ve kimliği oluşmamış nicesinin, yaşadıkları acınası zavallı hayat algısı içler acısı.

15 Temmuz İhaneti zamanında bir vesile ile Ankara MAMAK´ta misafirlikte idim. Orada yaşananlara şahit olunca, ülkemizin ve milletimizin ne kadar büyük bir tehlike atlattığını çok iyi gördüm.

Sabaha kadar yeri göğü inleterek uçan SAVAŞ UÇAKLARI, bomba sesleri, vefakar insanların akın akın ?Askeri kışlaları? abluka altına almaları, tank sesleri, bazı askerlerin kalabalığı yıldırmak için havaya ateş açmaları tam bir savaş anı gibiydi?

İnsan yaşam boyu yaptığı hatalarını, pişmanlıklarını, yüreğinde taşıdıklarını, film şeridi gibi o savaş ortamında, bir bir gözünün önünden geçiriyor sevgili okurlar?

Hasılı kelam biz yine durduğumuz yerde ONURLU, ERDEMLİ, DİK DURUŞLU, tavrımızdan ödün vermeden yazı hayatına devam edeceğiz.

Millet aleyhine olan her girişim, her yolsuzluk, her usulsüzlükle, her liyakatsizlikle savaşmaya devam edeceğiz.

Nicelerinin peşinden koştuğu, makam ve mevkiler umrumuzda bile değil.

Yüreğimizle yaşamaya, hiçbir güç ve güç odağı karşısında eğilmemeye, hiç var olmayacak bir dünyanın düşünü kurmaya devam edeceğiz?