Menü 	Düşünmek Özgürlükse, Özgürlük Sivas Times!
Osman ÇELİK

Osman ÇELİK

Tarih: 05.06.2016 12:42

Sıcak Çermik Değerlendirilemiyor

Facebook Twitter Linked-in

Koşturmalarla geçen günler, her saniye karşımıza çıkan onca maskeli yüz, tavır sahibi olmayan yürüyen cesetler, bir duruşu olmayan endek döndek hayatlar, aşkı ideali ve cesareti sadece lafta tutan zerrece hayatının hiçbir anına sokmayan yığınlar, insanı yoruyor çok zaman.

Kent barbarlığı ve zavallılığı içerisinde Allah´tan adam gibi adam dostlarımız var da, bu cinnet aymazlığının içerisine girmiyoruz.

Doğanın verdiği sükunet ve koşturmacalara bir iki gün ara verme maksatlı çoluk çocuk, şehrimizin kadim mekanı SICAK ÇERMİK´in yolunu tuttuk.

Sağlam duruşlu çam ağaçları var orada. Duruşu olmayan insanların bakıp örnek alacağı, sağlam duruşlu, dimdik çam ağaçlar var.

(Bir Duruşu Olan TAVIR SAHİBİ İnsanlara AŞIĞIMDIR Sevgili Okurlar.

Duruş mu aşk mı diye sorsalar, elbette duruşu tercih ederim.

Duruş mu arkadaşlık mı deseler duruşu tercih ederim.

Duruş mu para pul makam mı deseler, elbette duruşu olmayı tercih ederim.

Hakim olsam bütün suçluları affeder, ?duruşu olmayan, tavır sahibi olmayan samimiyetsiz insanları affetmem? ömür boyu hapse mahkum ederim.)

Doğa, sukunet, ve gece SICAK ÇERMİK denilince aklıma gelenlerden bir kaçı.

Hafta sonu rehavetini giderme maksatlı bir adım ki ne adım. ÇERMİK´e varır varmaz Belediyenin otellerinden birine şöyle bir avdet edip odamıza geçelim diye revan oluyoruz.

Otelin girişinde sizi, kapının hemen yanı başında kuş gübreleri karşılamakta. Herhalde paspas, su ve süpürge olmadığından dolayı burası temizlenemiyor.

Otele adım atıp da kayıt yaptırmaya başladığımızda, sizi mahalle kahvelerinde konuşulan hitaplar ile karşılayan görevlileri görünce atmışlı yıllarda bir kasabaya düştüğünüzü ve burasını da köy kahvesini işletenlerin işlettiğine hükmediyorsunuz.

Odanıza yerleşip şöyle akşam yemeği için otelin restoranına yemek için uğradığınızda, bir yüz yıl sizi geriye götüren nostaljik kareler Türk Filmi gibi sahneleniyor. Lokanta görevlisinin elinde liste ile kelle başı adam saymasına herkes tuhaf tuhaf bakıyor tabiî ki.

İnsanın içi cız ediyor ?Allah vere de yabancı kimse olmaya, Sivas rezil olur diye düşünüyorsunuz?.

Kırık dökük servisle idare ettikten sonra aynı seranatın sabah kahvaltısında da bir aynen gösterilmesi şaşırtıyor insanı.Sabah kahvaltı yaparken, fon müziğini de unutmamış Belediyemiz. Mutfakta çalışanların sesleri, çatal kaşık gürültüleri, laubalı konuşmaları naklen yayın olarak herkes tarafından dinleniyor.

Allah´tan bir turist kafilesi ne uğramıyor. Uğrasa tam rezil oluruz. Bir tabak yemeği dahi servis edebilceklerini sanmıyorum.

Turizm ve otelcilik mezunu olabileceklerine ve bir işletme ruhunu benimsediklerinin zerrece bir nişanesi mevcut değil.

Banyolar da öyle hakeza. Dedim ya paspas ve su yok sanırım. Her taraf karman çorman pislik içinde. Tetonoz filan olmamak için sağlam bir bünye şart. Bizde nasıl olsa şehrimiz muhtarları ?ters dombalak aşarak dumuyorlar? diye salıveriyoruz kendimizi havuzun içine.

**

Oysa nezih bir tepenin üzerinde çam ağaçları ile bezeli bir yer orası.Sukunet, gece, kuş sesleri harika. Kaplıca turizmi için ideal bir yer. Kongreler merkezi olabilir. Pek çok resmi devlet kurumu buralarda kamp ve toplantılar düzenleyebilirler.

Burası Türkiye´de parmakla gösterilen bir yere neden çevrilmiyor. O güzel imkan, şehrin hizmetine tam anlamıyla neden modern bir bakışla sunulamıyor.

Bu doğa harikası, böyle nankörce kullanılmayı inanın hak etmiyor.

Ne zaman bu şehir entelektüel ufku, modern yaklaşımı ve bir yüz yıl öteyi düşleyecek?

 Ne zaman bu şehir öz değerlerinin kıymetini bilecek?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —